Nasır Tedavisi

Nasırlar bulunduğu konuma göre hem ağrılı hem de estetik kaygıya neden olan bir sorundur. Örneğin ellerde ortaya çıkan nasırlar estetik açıdan rahatsız edici olabilir. Aynı şekilde ayaklarda, ayak parmaklarının üst kısımlarında ortaya çıkan nasırlar görsel olarak istenmeyen durumlara neden olabilir. Estetik kaygıya neden olan nasırlar ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilerek hem nasırlardan hem de neden oldukları estetik kaygıdan kurtulmak mümkündür.

Nasır, toplumda hafif ya da ileri düzeyde hayatının bir döneminde herkeste bulunmuş bir sorundur. Nasırın oluşmasında en temel etken kişisel ihmaller ve ciltte kalınlaşma başladığı zaman gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Bu yazımızda nasırın neden olduğundan, nasıl önlenebileceğinden, nasıl tedavi edilebileceğinden ayrıntılı olarak bahsedilecektir.

Nasır Nedir?

Dış yüzeylerle sürtünen ve baskıya maruz kalan cilt kendini korumak için kalınlaşır. Bu şekilde ortaya çıkan cilt kalınlaşmalarına nasır adı verilmektedir. Nasırlar vücudumuzun en çok dış yüzeylerle temas halinde olan eller ve ayaklarda ortaya çıkmaktadır. Özellikle yanlış ayakkabı kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan ayak nasırları çok sık görülmektedir.

Nasır yalnızca bir cilt kalınlaşması olarak düşünülmemelidir. Cildin kalınlaşmaya başlaması nasırın oluşum aşaması olarak düşünülmelidir. Cilt kalınlaşması fark edildiğinde müdahale edilmez ise zaman içerisine köklü nasırlar ortaya çıkmaktadır.

Nasır Neden Olur?

Nasır cildin sürtünme ya da baskıya maruz kalması sonucunda ortaya çıkmaktadır. En sık karşılaşılan nasır nedenleri şunlardır;[1]

Yanlış ayakkabı seçimi,

Yanlış basma alışkanlığı

Sürekli olarak el aleti/ müzik aleti kullanılması

Ayaklarda doğuştan olan yapısal bozukluklar.                

Yanlış Ayakkabı Seçimi Ayak Nasırlarının Bir Numaralı Nedenidir.

Ayağı vuran ayakkabıların nasır oluşmasına neden olduğu az çok herkes tarafından bilinmektedir. Ancak yalnızca ayağı vuran ayakkabılar değil, ayağa uygun olmayan her türlü ayakkabı ayaklarda nasır oluşmasına neden olmaktadır.

Ayağı sıkan ve dar ayakkabılar ayağın baskıya maruz kalmasına neden olur. Bu durumda da cilt kendini korumak için kalınlaşır. Tıpkı dar ayakkabılarda ki baskı gibi, ayağa bol gelen ayakkabılarda yürürken sürtünmeye neden olduğu için nasır oluşmasına sebep olmaktadır.

Ayak nasırlarını önlemenin ve oluşan cilt kalınlaşmalarının nasırlaşmaması için mutlaka ayağa uyun ( ne dar ne geniş) ayakkabılar tercih edilmelidir.

Yanlış ayakkabı seçimi dışında sık ve uzun süreler topuklu ayakkabı kullanılması da ayaklarda nasır oluşmasına neden olan durumlar arasındadır.

Sürekli El Aleti Kullanılması El Nasırlarına Neden Olabilir.

El nasırlarının başlıca nedeni sürekli kullanılan el ve müzik aletleridir. Örneğin sürekli olarak kazm, kürek kullanılması avuç içlerindeki sildin kalınlaşmasına ne nasır oluşmasına neden olabilir. Aynı şekilde parmaklar kullanılarak çalınan müzik aletleri de parmaklarda nasır oluşmasına neden olabilir. Sık karşılaşılmasa da kalemi yanlış ve çok sıkı tutmakta nasır oluşmasına neden olabilmektedir.

Ellerde Nasır
Ellerde Nasır

Ellerde ortaya çıkan nasırlar ellerin bakımsız görünmesine neden olarak estetik kaygıya neden olabilmektedir. Bu tür nasırların tedavisi ameliyatsız yöntemlerle kesi ve dikiş olmadan yapılabilir. Bu sayede hem nasırlar tedavi edilir, hem de yaşanan estetik kaygı ortadan kaldırılabilir.

Yanlış Basma Alışkanlığı Ayaklarda Nasır Oluşmasına Neden Olmaktadır.

Nasır oluşmasının nedeni sürekli olarak cildin belli bölgelerinin sürtünme veya baskıya maruz kalmasıdır. Yanlış basma alışkanlığında vücudun tüm ağırlığı sürekli olarak belli bir bölgeye baskı uygular. Bu durumda zaman içerisinde derinin kalınlaşmasına ve nasırlaşmasına neden olmaktadır.

Yanlış basma alışkanlığı gibi ayaklarda doğuştan olan şekil bozuklukları da sürekli olarak bir noktaya baskı uygulanmasına neden oluyorsa nasır oluşmasına neden olabilmektedir.

Nasır Türleri Nelerdir?

Nasırlar kabaca 3 gruba ayrılarak incelenmektedir. Bunlar sert, yumuşak ve tohum nasırlardır.[2]

Yumuşak Nasırlar

Yumuşak nasırlar kökü olmayan nasırlardır. Adından da anlaşılacağı üzere çok sert değildir. Bu tür nasırlar daha çok el ve ayakların parmak aralarında görülebilmektedir. Bu bölgelerde oluşan yumuşak nasırlar bazen mantar enfeksiyonu ile de karıştırılabilmektedir.[3]

Sürekli olarak topuklu ayakkabı giyenlerde ve ayak yapısına bağlı olarak parmakları birbirinin üstüne binen kişilerde daha sık görülmektedir.

Yumuşak nasırlarda sert ve köklü nasırlarda olduğu gibi şiddetli ağrı görülmez. Nadiren hafif düzeyde ağrı görülür.

Yumuşak Nasırlar
Yumuşak Nasırlar

Sert Nasırlar

Nasırın en rahatsız edici türüdür. Hatta ayaklarda oluşan sert nasırlar yürüme zorluğuna neden olabilmektedir. Bu tür nasırlarda ağrıya neden olan nidus adı verilan nasır köküdür.

Nidus nasırın birkaç santim altında yer alan 1 cm genişliğinde oldukça sert bir yapıdır. Nasır kökünün oluşması nasıra bağlı olarak ortaya çıkan ağrının kat kat fazla hissedilmesine neden olmaktadır.

Sert nasırların tedavisi için mutlaka nasır kökünün çıkarılması gerekir. Nasır kökü ameliyatla yani cerrahi müdahale ile yapılırsa tedavi sonrasında iz kalabilir. Ancak ameliyatsız yöntemlerle yapılırsa tedavi sonrasında iz kalmaz ve estetik kaygı yaşanmaz.

Sert Nasır
Sert Nasır

Tohum Nasırlar

Tohum nasırlar sert nasırlar gibi ağrılı değildir. Genellikle topuğun alt kısmında ve yan yüzeyinde görülür.  Topuğun alt kısmında ortaya çıkanlarda baskıya bağlı olarak ağrı görülebilir.

Tohum Nasır
Tohum Nasır

Nasır Belirtileri Nelerdir?

Nasır kolayca fark edilebilen ve erken müdahale edilirse önlenebilen bir sorundur. Nasırın ilk ortaya çıkan belirtisi ciltte sertleşmedir. Herhangi bir baskı veya travmaya maruz kalan cilt kendin korumak için o bölgedeki cildi kalınlaştırır. Bu aşamada cildin sertleşmesine neden olan durum ortadan kaldırılarak ve kalınlaşan cilt temizlenerek nasırın oluşması engellenebilir. Sertleşen deride zaman geçtikçe renk değişimleri de görülebilir.

Bu aşamalarda müdahale edilmeyen nasırlarda nasır kökü (nidus) adı verilen ve ağrıya neden olan yapı oluşur. Nasır kökü cildin birkaç santim altında, oldukça sert ve ağrıya neden olan bir yapıdır. Nasır kökü oluşmuşsa nasırın geçmesi için mutlaka nasır kökünün bir doktor tarafından çıkarılması gerekmektedir.

Nasir-Koku-Nidus-
Nasir-Koku-Nidus-

Evde Nasır Tedavisi

Nasır tedavisinde kalınlaşan derinin temizlenmesi kadar nasıra neden olan durumun da ortadan kaldırılması önemlidir. Aksi halde kalınlaşan deri temizlense bile nasır çok kısa sürede tekrar etmektedir.

Hafif düzeyde olan cilt kalınlaşmaları evde uygulanacak nasır bandı ve ponza taşı gibi uygulamalarla geçirebilmektedir. Ancak kökü oluşan nasırlarla bu tedaviler yetersizdir. Yalnızca zaman kaybına neden olmaktadır.

Nasır Bandı ile Evde Nasır Tedavisi

Nasır bandı yeni oluşmaya başlayan cilt kalınlaşmaları için etkili bir yöntemdir. Nasır bandının etki mekanizması şu şekildedir; nasır bandında bulunan asit kalınlaşan üst derinin yok edilmesini sağlar. Eğer nasır kökü oluşmamışsa yani nasır ileri düzeyde değilse ve nasıra neden olan durumlar ortadan kaldırılırsa başarılı bir tedaviden söz edilebilir.

Ancak kişinin nasırında nidus yani nasır kökü varsa bant tedavisi yetersiz kalır. Tam bir tedavi için mutlaka nasır kökünün çıkarılması gerekir.

Ponza Taşı İle Nasır Tedavisi

Tıpkı nasır bandı gibi ponza taşı da evde nasır tedavisi için kullanılan e pratik bir yöntemdir. Ayaklar kuru iken ciltten kalınlaşma olan bölge ponza taşı ile sürtülür. Bu sayede kalınlaşan derinin temizlenir.

Bu tedavi yalnızca başlangıç aşamasında olan nasırlar için geçerlidir. İlerlemiş nasırların tedavisi için yetersizdir. İlerlemiş nasırların tedavisi mutlaka uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır.

Nasırın İlerlemesi Nasıl Engellenir?

Ponza taşı ve nasır bandı gibi yöntemlerle cilt kalınlaşmaları temizlenerek sorunun ilerlemesi engellenebilir. Nasırın ilerlemesinin önlenmesi ve tekrar etmemesi için önemli bir diğer husus ise nasır oluşmasına neden olan durum veya durumların ortadan kaldırılmasıdır.

Nasır Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yeni oluşmaya başlayan nasırların tedavisi evde yapılacak uygulamalarla gerçekleştirilebilir. Ancak ilerlemiş ve kökü oluşmuş nasırların tedavisi için doktor müdahalesi şarttır.

Nasır tedavisi iki farklı yöntemle yapılabilir. Bunlar ameliyat ve radyo frekans tedavisidir.

Nasır Ameliyatı

Adından da anlaşılabileceği gibi cerrahi müdahale yani ameliyatla yapılan tedavidir. Lokal anestezi yapılarak nasır kesilerek yani ameliyatla çıkarılır. Sonrasında dikiş atılarak kapatılır. Nasırın çıkarıldığı alana göre hasta birkaç gün yere basmakta zorlanabilir. Günümüzde radyo frekans tedavisi ile nasırlar ameliyatsız olarak çıkarılabilmektedir. Bu nedenle ameliyat tavsiye edilen bir tedavi yöntemi değildir.

Radyo Frekansla Ameliyatsız Nasır Tedavisi

Radyo frekans radyo dalgalarını ısı enerjisine dönüştüren bir cihazdır. Yüksek ısısı sayesinde kesi ve dikişe gerek kalmadan nasırların çıkarılmasını sağlar. İşlem lokal uyuşturma ile birkaç dakika içerisinde yapılır. Tedavi sonrasında hasta aynı gün gündelik hayatına dönebilir. Ameliyat yöntemine göre oldukça avantajlı bir yöntemdir.

Radyo frekans yönteminde kesi ve dikiş olmaması sayesinde tedavi sonrasında iz kalmaz. Ayaklarda çok fazla rahatsız edici olmasa da ellerde ve parmaklarda yapılan nasır tedavisinde iz kalması estetik açıdan rahatsız edici olabilir. Radyo frekans yönteminde kesi olmaması sayesinde tedavi sonrasında estetik kaygı oluşmaz.

Nasırdan Korunmak İçin İpuçları

Nasır tedavisinde nasırın çıkarılması kadar koruyucu önlemler alınması da önemlidir. Önlem alınmazsa nasırın tekrar çıkma riski bulunmaktadır.

Ayak nasırlarından korunmanın ilk ve en önemli yolu ayağa uygun ( ne dar ne geniş) ayakkabıların tercih edilmesidir. Dar ayakkabı baskıya, geniş ayakkabı ise sürtünmeye neden olarak nasır oluşmasına uygun ortam hazırlamaktadır.

Eğer bir ayakkabı ayağı vurdu ise kesinlikle iki üç gün üst üste giyilmemelidir. İllaki giyilecekse birkaç gün başka ayakkabılarla dönüşümlü olarak giyilmelidir.

Ellerde oluşan nasırlardan korunmak için ise el aleti kullanılırken eldiven kullanılması önerilmektedir.

Ciltte sertleşme fark edilirse narır bandı ve ponza taşı gibi uygulamalarla önlem alınmalıdır.


[1]Singh, D., Bentley, G., & Trevino, S. G. (1996). Fortnightly review: callosities, corns, and calluses. Bmj312(7043), 1403-1406.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2351151/pdf/bmj00544-0037.pdf

[2] https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/16896-corns-and-calluses

[3]Al Aboud, A. M., & Badri, T. (2017). Corns.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK470374/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir