Siğil Tedavisi

Siğiller sağlık açısından herhangi bir riske neden olmasa da estetik açıdan rahatsızlığa neden olan lezyonlardır. Özellikle siğiller görünür bir alanda olduğunda tıpkı büyük bir ben gibi estetik olarak rahatsız edicidir. Bu lezyonlarla toplumda sıklıkla karşılaşılaşılabilir. Yapısal olarak deriden kabarık, pütürlü ve iyi huylu lezyonlardır. Siğiller, HPV yani Human Papilloma virüsüne bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Virüs kaynaklı olmasından dolayı yayılma ve bulaşma eğilimindedir. Bu yazımızda siğilleri neden ortaya çıktığı ve nasıl tedavi edileceği ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Özellikle yüz ve el bölgesinde oluşmuş siğiller estetik kaygıya neden olmaktadır. Siğiller doğru yöntemlerle tedavi edilirse tedavi sonrasında iz kalmaz. Bu sayede yaşanan estetik kaygı ortadan kalkmış olur.

Siğil Neden Olur?

Siğiller HPV virüsüne bağlı olarak ortaya çıkar ve siğil bulunan kişi ile temas edilmesi halinde başka insanlara bulaşır. Siğilin yapısı konumu HPV nin tipine göre farklılık göstermektedir. HPV nin 200 farklı tipi olduğu bilinmektedir. Genel olarak siğiller 7 farklı kategoriye ayrılarak incelenmektedir.

Siğil Türleri Nelerdir?

Makat siğili, genital siğil, common (verruka vulgaris), plantar, flat, filiform ve periungual olmak üzere siğillerin 7 farklı türü bulunmaktadır.

Verruka Vulgaris  (Yaygın Siğiller) (Common Warts)

Comman warts olarak adlandırılan siğiller; yaygın ya da ortak siğiller olarak da bilinmektedir. En sık karşılaşılan siğil türüdür. Yaygın siğiller en sık HPV nin 2 ve 4 numaraları tiplerinden kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır.[1] Siğillerle alakalı olarak yapılan bir çalışmada görülen siğillerin yaklaşık olarak %10 unun yaygın siğiller olduğu tespit edilmiştir. [2]

Ellerde Siğil
Ellerde Siğil

Yaygın siğiller en sık ellerde ve ayak parmaklarında görülmektedir. Bu siğiller cilt renginde ya da daha pembemsi bir renktedir. Ciltten kabarık ve pütürlü bir yapıya sahiptir.

Virüs kaynaklı olmasından dolayı siğillerin hem bulaşma hem de kişinin kendi vücudunda yayılma riski bulunmaktadır. Siğiller çok büyük ihtimalle kendiliğinden geçmez fakat nadiren de olsa bazı yaygın siğillerin kendiliğinden geçtiği görülmüştür.

Plantar ( Ayak Siğilleri)

Plantar siğiller yani ayak siğilleri HPV tip 1 ve 2 ye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. [3] Ayak siğilleri sıklıkla nasırlarla karıştırılabilmektedir. Ayaklarda ortaya çıkan küçük çaplı kesi ve sıyrıklar virüsün daha kolay bulaşmasına ve siğil oluşmasına neden olabilmektedir.

Ayak tabanı siğilleri
Ayak tabanı siğilleri

Ayak Siğili ve Nasırın Farkları

Nasır lezyonunun yüzeyi sert ve pürüzsüzdür. Siğillerin yüzeyi ise karnabahar görünümünde yani pütürlüdür. Nasırlar renk olarak şeffaftır. Siğiller ise daha beyazımsı renktedir. Nasırlar genellikle teklidir. Ancak siğiller daha yaygın bir yapıya sahiptir. Ayakta oluşan nasırlar özellikle köklü nasır ise şiddetli ağrıya neden olur. Siğiller ise yapısal olarak ağrıya neden olmazlar. Ancak ayağın alt kısmında olanlar ezilmeye bağlı olarak hafif düzeyde ağrıya neden olabilirler.

Flat ( Düz) Siğiller

Flat yani düz siğiller HPV nin 3, 10, 28 ve 49 numaralı tipleri ile ilişkilendirilen siğillerdir.[4] Bu siğiller genellikle yüz bölgesinde ve kollara görülen siğillerdir. Diğer siğil türlerine göre daha küçük ve yüzeysel siğillerdir. Çocuklarda ve gençlerde daha sık görülmektedir.

Yüz Bölgesinde Düz Siğil
Yüz Bölgesinde Siğil

Yüz bölgesinde ortaya çıkan siğiller estetik açıdan oldukça rahatsız edici olabilmektedir. Zamanla yayılan bu siğiller istenmeyen görüntülere neden olmaktadır. Bu tür siğiller doğru yöntemle tedavi edilirse ya hiç iz kalmaz ya da fark edilmez hafif bir iz kalabilir. Doğru yöntemle yapılan tedavi sonrasında hem siğiller tedavi edilir, hem de estetik kaygı ortadan kaldırılmış olur.

Filiform (Ağız-Burun Siğilleri)

HPV nin 1,2,4,27 ve 29 tipinden kaynaklı ve ağız, burun, çene, boyun ve göz kapakları çevresinde ortaya çıkan siğillerdir. Siğiller normalde estetik kaygı dışında herhangi bir rahatsızlığa neden olmazlar. Ancak yüz bölgesinde ortaya çıkan siğiller, erkeklerde tıraş esnasında kanama yapabilirler.

Göz Çevresinde Siğil
Göz Çevresinde Siğil

Periungual (Tırnak Siğilleri)

Periungual siğilleri tırnak çevresinde ve tırnak altında bulunan siğillerdir. Siğiller normal şartlarda ağrıya neden olmazlar. Ancak tırnak altında ortaya çıkan siğiller ağrıya ve rahatsızlığa neden olabilmektedir.

Tırnak siğilleri
tırnak çevresi siğilleri

Kondilom (Anal ve Genital Bölge Siğilleri)

HPV nin 200 farklı tipi bulunmaktadır. Bunlardan 40 tanesi anal ve genital bölge siğillerinin oluşmasından sorumlu olan virüslerdir. Siğiller iyi huylu lezyonlardır. Ancak anal ve genital bölgede ortaya çıkan siğillerin düşük de olsa kanserleşme riski bulunur. (HPV 18 ve 16 yüksek kanser açısından yüksek riskli, 31, 33, 45, 52, 58, 11,6 tipleri ise düşük riskli türlerdir. [5]) Ayrıca bu bölgede ortaya çıkan siğilleri tedavisi diğer siğil türlerine göre daha meşakkatlidir.

Anal ve genital siğil
Anal ve genital siğil

Siğil Nasıl Bulaşır?

Siğiller temasla veya siğili olan kişinin kullandığı eşyanın kullanılması ile bulaşır. Anal ve genital bölge siğilleri ise cinsel temas yoluyla bulaşır.

Siğile neden olan HPV isimli virüs kişiye bulaşır bulaşmaz aktif olmayabilir. Yani virüs vücutta siğile neden olmadan ancak canlı olarak uzun bir süre kalabilir. Buna virüsün kulakça evresi denir. Yapılan araştırmalar HPV virüsünün 2 haftadan 8 aya kadar siğile neden olmadan vücutta canlı kalabildiklerini tespit etmiştir. [6] Bağışıklık sisteminin zayıflaması ile birlikte pasif olarak bulunan virüsler aktif olup siğil oluşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle siğiller, siğilli kişi ile temastan çok sonrada ortaya çıkabilmektedir.

Siğil Nasıl Tedavi Edilir?

Siğil tedavisi için birkaç farklı teknik kullanılmaktadır. Bunlardan en çok tercih edilenler krioterapi ve radyo frekans yöntemidir.

Krioterapi ile Siğil Tedavisi

Krioterapi dondurma tedavisi olarak da bilinir. Siğile sıvı azot uygulayarak sıcaklığının düşürülmesi hedeflenir. Bu sayede siğil dokusunun çürüyerek yok olması sağlanır. Ancak bu tedavide uygulanan azotun ne kadar derine ineceği kestirilemediği için tedavi sonrasında iz kalma ya da çukurluk oluşma riski bulunmaktadır. İz kalması estetik açıdan istenmeyen bir durumdur. Özellikle yüz ve el gibi ön planda olan bölgelerde iz kalması istenmeyen bir durumdur. Krioterapi siğilleri ortadan kaldırsa da estetik kaygıyı ortadan kaldırmayabilir. Bu nedenle tavsiye edilen bir tedavi yöntemi değildir.

Siğil Tedavisi
Kiroterapi ile siğil tedavisi

Ayrıca krioterapi ile siğil tedavisi anal ve genital bölge siğillerinde uygulanması da hastalarda açısından zorlu ve acılıdır. Bu dezavantajlarından dolayı da dondurma tedavisi önerilmemektedir.

Radyo Frekansla Siğil Tedavisi

Radyo frekans cihazı ameliyatlarda ve estetik operasyonlarda kullanılan bir cihazdır. Ben tedavisi için tercih edilen radyo frekans cihazının yüksek ısısı ile ben dokusu ciltten kontrollü olarak istenilen ölçüde buharlaştırılabilir. Bu sayede iz kalma riski en aza indilir.

Siğil tedavisi içinde en avantajlı tedavi yöntemi radyo frekans yöntemidir. Siğil dokusu ciltten kontrollü olarak milim milim buharlaştırılır. Bu sayede iz kalma riski çok azdır. Tedavi sonrasında ya hiç kalmaz ya da ancak konuşma mesafesinden belli olacak hafif bir iz kalır.

Siğil tedavisinin hangi yöntemle yapıldığı çok önemlidir. Uygun yöntem kullanılmaz ise tedavi sonrasında estetik kaygıya neden olacak düzeyde iz kalabilir. Bu nedenle tedavi sonrasında hayal kırıklığı yaşanmaması için doğru yöntem kullanılmalıdır.

Siğil Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Siğil tedavisinde estetik kaygı yaşanmaması için doğru yöntemin kullanılması önemlidir. Ayrıca tedavi esnasında vücutta bulunan bütün siğillerin temizlenmesi gerekir. Aksi halde çok kısa sürede yeni siğiller çıkabilir.

Özellikle kondilom tedavisinde bütün siğillerin temizlendiğinden emin olmak gerekir. Tedavi sonrasında ise belirli aralıklarla yeni siğiller çıkıp çıkmadığı kontrol edilmeli. Yeni siğiller oluşmuş ise fark edilir edilmez tedavisi yapılmalıdır.


[1] Al Aboud, A. M., & Nigam, P. K. (2019). Wart (Plantar, Verruca Vulgaris, Verrucae).

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK431047/

[2] http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/tez/pdf/deri_zuhrevi/dr_sertac_sever.pdf

[3]Pasquali, P., Freites-Martinez, A., Gonzalez, S., Spugnini, E. P., & Baldi, A. (2017). Successful treatment of plantar warts with intralesional bleomycin and electroporation: pilot prospective study. Dermatology practical & conceptual7(3), 21.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5661162/

[4]Leiding, J. W., & Holland, S. M. (2012). Warts and all: human papillomavirus in primary immunodeficiencies. Journal of Allergy and Clinical Immunology130(5), 1030-1048.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3517887/

[5] http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/tez/pdf/deri_zuhrevi/dr_sertac_sever.pdf

[6]https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3495069/#:~:text=The%20estimated%20incubation%20period%20from,infection%20(Oriel%2C%201971).

Anic, G. M., & Giuliano, A. R. (2011). Genital HPV infection and related lesions in men. Preventive medicine53, S36-S41.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir